UYGULAMALAR

EOS Eklemeli Üretim, tasarımcılar ve tasarım mühendisleri için tamamen yeni bir üretim olanakları evreninin kapılarını açar

Eklemeli Üretim, 3d baskı tasarım kısıtlamalarına maruz değildir ve geleneksel üretim yöntemlerinin dayattığı sınırları yıkar. Geleneksel üretim yöntemleri daha çok yüksek miktarlara yöneliktir: Tasarım değişiklikleri kısa sürede uygulanamaz ve kişiye özel seri üretim için kayda değer bir çaba gerekir. Bu durum, takı ve saat, ayakkabı ve web uygulamaları gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketler üzerinde baskı oluşturur: Bu şirketler ham madde fiyatlarındaki artış, kişiye özel ürün taleplerindeki yükselme ve daha esnek, merkezi olmayan seri üretime duyulan ihtiyaçla mücadele eder.

Eklemeli Üretim, bu zorlukları karşılayacak yeni çözümler sağlar. Tasarımcılar ve 3d baskı tasarım mühendisleri için tamamen yeni bir olanaklar evreninin kapılarını açar Kullanıcılar, neredeyse akla gelen her şekli ekonomik, esnek ve hızlı bir şekilde minimum malzeme kullanımıyla gerçek bir ürüne dönüştürebilir. Eklemeli Üretim ile nesneler tek bir süreçte katmanlar halinde oluşturulur. Malzemenin gereken şekilde seçilerek uygulanması, ürünlerin hem kararlı hem de çok hafif olmasını sağlar.

Eklemeli Üretim tamamen dijital bir sürece dayandığı için devamlı yüksek kalite, optimum ölçeklenebilirlik ve kısa sürede teslimat sağlanır. Parti boyutu tek üründen oluştuğu için üretim ekonomiktir. Bazı yaşam tarzı şirketleri, ürün tasarımcılarının yeni teknoloji olanakları açısından sistematik olarak nabız yokladığı özel departmanlar kurmuştur. Bu şirketler; lamba ve sandalye gibi mobilyaları ve sıra dışı şekilde ve yapılardaki takı, el çantası, gözlük gibi moda ürünlerini üretmek için Eklemeli Üretimi kullanır. Sunduğu avantajlara bakıldığında EOS Eklemeli Üretim, gelecek yıllarda geleneksel üretim 3d baskı teknikleriyle eşit konuma sahip olacaktır. Bu sayede, gelecekte yeni uygulamaların önü açılacaktır: Örneğin, ayakkabı ve saat gibi ürünler çevrimiçi olarak yapılandırılıp mağazada yazdırılacaktır.

Müşteri Beyanı: Hettich

Hettich’in CAM Yöneticisi Dieter Sorg; Hettich’te EOS’un eklemeli üretim teknolojisinin kullanılmasını, EOS ile işbirliğinin avantajlarını ve teknolojiyi uygulamanın getirdiği zorlukları anlatmaktadır.

Tasarımcılar için eklemeli üretim, seri üretim olanakları için yepyeni bir evren açtı.
Yaşam Tarzı Ürünleri: Hoet – Eklemeli Üretimle titanyumdan gözlük çerçevesi üretimi

Raytech ve EOS’un desteği sayesinde gözlük uzmanı Hoet’in yarattığı yeni perspektifler

“Göz, ruhun bedenle birleştiği noktadır.” Hoet’in tasarımcılarının, oyun yazarı ve şair Christian Friedrich Hebbel’in bu sözünden yola çıkıp çıkmadıkları belli değildir. Fakat yeni koleksiyonun klasik ve benzersiz tasarımına bakılırsa, kolayca böyle olduğu düşünülebilir. Bu göz alıcı ürün yelpazesinin üretimi, Eklemeli Üretim teknolojisiyle mümkün olmuştur. EOS’un Belçika’da yer alan ortağı Raytech, tasarımın teknik açıdan gerçekleştirilmesinden sorumlu olmuştur.

3D Baskı Gözlük Tasarımı

Zorluk

Tüketici ürünlerini üretenler, yeniliğe diğer endüstrilerdeki şirketler kadar çok şey borçludur; müşteri rekabeti zordur ve fikirleri ya da doğru formülü olmayanlar, olumsuzluklarla karşılaşır. İşlevselliğin yanı sıra, özellikle tüketici çevrelerinde satışı cazip kılan estetik argümanlar da önemlidir. Müşteri, göz zevkine hitap eden şeyler için parayı kendi eliyle sunar. Gözlük geliştirme ve üretimi alanında uzman bir şirket olan Hoet, bu zorluğa karşı yenilikçi bir yanıt aramaktaydı.

1884’te Belçika’da kurulan bu aile şirketi, Cabrio gözlüğüyle çıtayı çok yükseğe çıkarmıştır. Güneş ışınlarından ikili koruma sağlamak için gözlüklerin vizör şapkayla birleştirildiği bu yenilikçi tasarım, Bieke Hoet tarafından yapılmıştır. Şirketin yöneticisi olan bu tasarımcı, gözlük atölyesine ait çerçeveleri üretmek için tescilli bir lamine polipropilen malzeme icat etmiştir. Yeni perspektifleri benimsemeye açık olunduğunu gösteren bu deney yaklaşımı, şirketin ürün repertuvarını ve malzeme seçeneklerini genişletmeyi mantıklı bulmasını sağlamıştır.

Yeni yollar arama cesaretinin olmasının yanı sıra, çevresel sürdürülebilirliğin her türlü yeni yaklaşımda önemli bir bileşen olduğuna da ikna olunmuştur. Şirket, başlangıçtan itibaren hedeflerini sağlam bir şekilde maliyetler üzerine oturtmuştur. Bu üç net ön şartla (yeni tasarım olanakları arayışı, kabul edilebilir maliyet seviyeleri ve sürdürülebilir üretim) yola çıkan Hoet, en yeni ürün grubu için yeni bir üretim süreci aramaya başlamıştır. Bu gözlük uzmanı, dikkati kısa süre içerisinde Eklemeli Üretime yöneltmiştir.

Çözüm

Endüstriyel 3D baskı, olağanüstü ve rakipsiz tasarım özgürlüğü sunar. Bu avantaj hem prototip üretimine uygulanır hem de seri üretimde çok büyük bir katma değer sağlar (özellikle tasarım ve estetik unsurlarının, müşterilerin satın alma kararında önemli bir rol oynadığı ürünlerde). Eklemeli Üretimin sloganı “her ne olursa olsun” sözcükleri olabilir. Tasarım odaklı bir şirket olan Hoet’in bundan etkilenmesi sürpriz değildi. Fikirleri gerçekleştirirken sağlanan olağanüstü özgürlüğü göz önünde bulunduran Bieke Hoet, koleksiyon için tasarımlar yaratarak işe başlamıştır.

Yaratıcı işler tamamlandıktan sonra şirket, üretimin verimli olmasını sağlamak için var olan uzmanlığı uygulamayı seçmiştir. Deneyimli bir ortak arayışının sonunda, Hoet’in Bruges’deki tesisinin yakınlarında bulunan bir şirket olan Raytech’e ulaşılmıştır. Uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip olan Raytech, Eklemeli Üretim alanında gereken seviyede uzmanlık göstermiştir. Örneğin, bu şirket elektronik ve otomotiv endüstrileri için tedarikçilik yapmaktadır. Bu teknolojinin, bileşenlerin toz malzemeden lazerle katmanlar halinde üretildiği metal bazlı versiyonu, bahsedilen sektörlerdeki müşteriler için çok önemlidir.

Hoet ve Raytech, birlikte bir üretim konsepti geliştirmiştir. Bu konseptin temel malzemesi EOS Titanium Ti64 olmuştur. Titanyum, olağanüstü esnekliği yüksek dayanım ve düşük ağırlıkla bir araya getirdiği için gözlük çerçevelerinde sık olarak kullanılır. Bu metal aynı zamanda EOS teknolojisi ile işlenebilecek çok sayıda hammaddeden biridir. Tasarım, malzeme ve süreç bu şekilde yerlerine konulmuştur. Eksik olan tek şey üretim aracıydı.

Raytech bir kez daha kendi bünyesindeki EOS sistemini kullanmaya karar vermiştir. Raytech’in sahibi ve yönetici müdürü olan Paul Raymaekers şöyle söylemektedir: “Bizi EOS’a ikna eden şey, şirketin mükemmel hizmetler sunması ve özellikle de hızlı ve yetkin uygulama tavsiyelerinde bulunmasıydı. Mükemmel üretim sistemiyle bir araya getirilen uygulamalı yaklaşımı, hızlı yanıt vermesi ve lider teknolojisi, tamamıyla uyumlu bir paketin oluşmasını sağlamıştır.”

Sonuçlar

Hoet, Raytech ve EOS’un birlikteliğiyle elde edilen müthiş sonuçlar, herkes tarafından görülebilir. Çerçevelerdeki çeşitli karmaşık ve hassas kafes yapıların geleneksel teknolojiyle üretilmesi mümkün olmazdı. Bu benzersiz klasik tasarımın gerçeğe dönüştürülmesi sadece EOS M 290 ile mümkün olmuştur.

Fakat Hoet aradığı görünümü elde etse de listesinde bazı başka talepleri vardı ve bu talepler de Eklemeli Üretimle karşılanmıştır. Başka alet maliyetleri olmadığı için, aynı makineyle çeşitli boyutlar ekstra maliyet olmadan hızlı ve kolay bir şekilde üretilebilir. Uygun yazılım ve tarama ekipmanıyla birlikte, ilgili her bir model için özel üretim çerçeveler bile üretilebilir.

Bieke Hoet bir noktanın daha altını çizmektedir: Normalde, üretilen gözlüklerin %30-40’ı toptancı veya perakendecinin raflarında satılmadan kalır. Bu şartlar altında, kesin üretim planlamasının yapılması çok zordur. Fakat Eklemeli Üretimle talep üzerine üretim yapılması mümkün olduğu için, stok yığma ihtiyacı ortadan kalkar. Bu şekilde hem depolama maliyetleri düşer hem de satılan ürünlerin ortalama üretim maliyetleri azalır. Bu teknolojinin bir diğer avantajı, piyasaya sunma süresinin, yani ürünün tasarlanması ile perakende mağazalarında sunulması arasında geçen sürenin kısa olmasıdır. Sistemin kurulmasından sadece iki ay sonra, çerçeveler satışa çıkmaya hazır hale gelmiştir. İhtiyaç halinde ek stokun üretilmesi de sadece birkaç gün sürer.

Hoet bu durumu şöyle özetlemiştir: “Eklemeli Üretim, pek çok uygulama alanında kıymetini kanıtlamıştır. Genellikle asıl önemli olan şey işlevsel yönleridir. Fakat bizim karar vermemizde etkili olan şey, teknolojinin sunduğu tasarım olanakları olmuştur. Biz, piyasaya tamamen yeni bir şey sunmak istedik. Cabrio ürün grubuna olan inancımızı bu kez Eklemeli Üretimi kullanarak devam ettirdik: Yeni malzemelerin ve teknolojilerin kullanılması, gözlük tasarımı alanında daha fazla avantaj ve daha gelişmiş estetik sağlamaktadır.”

Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından olan Mark Twain’in bir sözüyle bitirmek gerekirse: “Hayal gücünüzün odak dışı olduğu zaman gözlerinize güvenemezsiniz.” Bieke Hoet, müşterilerin yeni estetik perspektiflerini ve 20/20 vizyonunu gerçeğe dönüştürmelerine yardımcı olan net bir vizyonu şirketine getirmiştir.

“Yeni gözlük çerçevelerimiz için Eklemeli Üretimi seçmemizin üç sebebi vardı: Standart teknolojilerle asla mümkün olmayacak şeyleri yaratmayı başardık. Ek masraf çıkarmadan çeşitli boyutlarda üretim yapmamız mümkün oldu. Ve bu teknoloji, esnekliği sayesinde hem enerji hem de malzeme sarfiyatını azaltan yeşil bir teknolojidir.”

“Bize göre EOS, Eklemeli Üretim 3d baskı sektöründe birlikte çalışabileceğimiz en iyi ortaktır. Optik sektöründe ve kullandığımız titanyum malzeme konusunda son derece yetkin olan görevlilere hemen ulaşabildiğimiz için de ayrıca etkilendik. Hızlı üretilen, yüksek değerli test numuneleriyle bir araya gelen temel bilgi, bizi ortak konusunda doğru seçimi yaptığımıza inandırdı.

Kısa profil

Raytech, 1988’den beri metal işleme alanında uzmanlaşmış olan Belçikalı bir şirkettir. Başlangıçta yüksek hassasiyetli lazer kesim ve kaynaklama alanının öncüsü olarak görülen bu firma, Eklemeli Üretim ve ortak mühendislik alanlarında yeniliğin başını çeken bir şirket haline gelmiştir.

3D Baskı Lazer Sinterleme

Hoet adı ve bu adın ardındaki şirket, 1884’ten beri modern tasarımla aynı anlamda olmuştur. Gözlüğün yanı sıra aksesuarlar da, optik uzmanlarının ürün portföyünün önemli bir parçasını oluşturur.

Yaşam Tarzı Ürünleri: LUUV – Eklemeli Üretimle Üretilen Yenilikçi Kamera Kaidesi

Start-up Şirketi LUUV, EOS Teknolojisi Sayesinde Her Zaman Kadrajda

Doğa sporlarının cazip kılan şeyler heyecan, dinamizm ve hızdır. İster yokuş aşağı bisiklet sürmeyi, ister kayağı tercih edin, önemli olan şey yüksek hızda çok fazla yüksek enerji olmasıdır. Fakat bu tür sporların içinde barındırdığı atlama ve sıçramaları akıllı telefon veya aksiyon kamerasıyla filme almayı denerseniz, bu ekipmanların bu işe uygun olmadığını hemen fark edersiniz.

LUUV’un CEO’su ve geliştiricilerinden biri olan Felix Kochbeck de bunu fark etmiştir: Aktif bir spor tutkunu olarak kayak için Zillertal/Avusturya’ya geldiğinde, izlenimlerini titreşimler olmadan düzgün bir şekilde filme almayı başaramamıştır. Bu probleme bir çözüm arayışına girerek, kendi kendine stabilize olan yetenekli bir kol tasarlamış, bir şirket kurmuş ve EOS teknolojisini kullanarak ilk prototiplerini üretmiştir.

Zorluk

İlk fikirden bitmiş ürüne gitmek için çoğu zaman uzun ve engebeli bir yoldan geçilir. Start-up’ınızı oluşturduktan sonra bir adım geri çekilip projenize büyük resim olarak bakarsanız, kolayca şüpheye kapılıp doğru kararı verip vermediğinizi merak edebilirsiniz. Genel olarak karşılaşılan problem, teknik sorunların bir araya gelmesi ve hepsinden ötesi de parasızlıktır. Ayrıca, sadece zamana karşı değil, (potansiyel) rekabete karşı da daima bir yarış vardır. Felix Kochbeck çığır açan kamera kaidesini geliştirmeye ilk başladığında, başından itibaren bu zorlukların farkındaydı. Fakat film görüntülerindeki titremeyi etkili bir şekilde önlemek için kullanılabilecek elde taşınır bir kol tasarlama fikrinden hiç vazgeçmedi.

Bu prensip görünüşte oldukça basitti: Kamera veya akıllı telefon, görünümü kum saatine benzeyen kamera stabilizör kolunun üst ucuna takılır. Boyun kısmına, kameraman için tutacak görevi gören bir sap takılır. Damla şeklindeki alt kısım, örneğin kameramanın hareketlerini veya ani rüzgarın neden olduğu hareketi telafi ederek kameraya stabilite sağlayan gelişmiş, hassas bir mekanik aksama sahiptir. Ayrıca, aksiyon filmi yönetmenleri de yüksek hızlı şeyleri filme alırken bile dengelerini kaybetmez. Bu prensip, sürücünün dengesini tek bir eksende tutabilen kendi kendini dengeleyen iki tekerlekli scooter prensibiyle uzaktan ilişkilidir. Bu yapının bir diğer avantajı da, yerden sadece birkaç santimetre yukarıda döndürülebilmesidir.

Genç iş adamı ve ekibi için zorluk yaratan tek şey hassas mekanik aksam değildi. Muhafaza nispeten basit bir yapı gibi görünse de, başlangıçtan itibaren Kochbeck’e çeşitli tasarım problemleri yaratmıştır: “Başından beri istediğimiz şey, ürünümüzü mümkün olduğunca hızlı bir şekilde piyasaya sunabilmek için hızlı bir şekilde çalışmak ve gözümüzü hedeften ayırmamaktı. Ayrıca, bir start-up olarak sıkı bir maliyet farkındalığını sürdürmemiz de çok önemliydi.” Geçmişte, prototiplerin üretilmesi maliyetli ve zaman alıcı bir uğraştı. Genç LUUV ekibinin, uygulanabilir bir alternatif üretim tekniğine ihtiyacı vardı. Ve bunun hemen olması gerekiyordu.

Çözüm

Muhafazanın, ergonomik tasarım ve mekanik esneklik gibi tüm işlevsel gereksinimleri karşılaması gerekmekteydi. Kullanım trendlerine uyabilmesi için çekici bir görünümü olması da lazımdı. Bu gibi gereksinimler, kendi içinde oldukça yenilikçi olan bir üretim tekniğini haykırmaktaydı: Eklemeli Üretim. Bu teknoloji, çok ince plastik tozuyla ardışık katmanlar halinde bir gövde üretip bunları lazer ışını uygulamasıyla ergiterek bileşenlerin 3D baskı dijital yapı verilerine dayanarak üretilmesini sağlar. Bu teknolojinin başlıca özelliklerinden biri; işlevsellik, piyasaya sunma süresi ve maliyet açısından oldukça sıkı gereksinimleri olan prototiplerin üretimine uygun olmasıdır.

 

Şirketin kurucusu Kochbeck, bunu çok çabuk fark etmiştir: “Ürünümüzün özel gereksinimlerinden ötürü tek çözüm yolumuzun Eklemeli Üretim sürecini kullanmak olduğunun farkındaydık.” Bu nedenle, diğer küçük alet ve malzeme siparişlerinin verilmesine ek olarak bir 3D yazıcı alınmasına karar verilmiştir; aslında bunlar, Berlin’deki start-up’ın ana yatırımıydı. Bu cihaz, Eriyik Yığma Modelleme (EYM) prensibiyle çalışmaktadır. Kochbeck sözlerine şöyle devam etmektedir: “Bu süreç, ilk işlevsel modellerimizin üretilmesine çok uygundu. Fakat geliştirme sırasında, hızla endüstriyel olarak küçük seriler üretmeye ihtiyaç duyduğumuz bir noktaya vardık.”

EYM yazıcılarla profesyonel kullanım için gereken kalite seviyesinde üretim yapılamadığı için, LUUV’un kurucuları Eklemeli Üretim alanında teknoloji lideri olan EOS’a yollarının düştüğünü kısa sürede keşfettiler. Bu kararın ardında yatan asıl şey, ürünün estetik ve mekanik özelliklerinin profesyonel kalite seviyesinde olmasının gerekmesiydi. Ayrıca EOS çözümü, tam zamanında üretim ve kolay bileşen modifikasyonu gibi ek avantajlar da sunmuştur. Bu hızlı tasarım değişikliği, LUUV ekibinin devamlı olarak müşteri geri bildirimlerine yer vermesini sağlar. Özetlemek gerekirse; artık üretim süreci yerleştirilmiş olduğu için geriye kalan tek şey, CAD yazılımı kullanılarak tamamlanmış olan 3D modelin lazer teknolojisiyle katmanlar halinde üretilmesidir.

Sonuçlar

Kochbeck’in de teyit ettiği gibi, bu üretim yöntemi START-UP için büyük avantajlar sunar: “Enjeksiyon kalıpları gibi hazırlık maliyetlerimiz yok. Diğer üretim teknikleriyle mümkün olmayacak bileşen geometrilerini kullanabiliyoruz. Ayrıca, üretim veya prototipleme süreci devam ederken parçalarda değişiklikler yapabiliyoruz.” Örneğin, ekip çeşitli prototiplerle yoğun testler yapabildiği için kolun boyutunu önemli oranda azaltmayı başarmıştır. Onuncu nesil prototipin şu anda test aşamasında olması, geleneksel üretim yöntemleriyle hayal edilmesi güç bir şeydir.

EOS makineleri, küçük prototip serileri üretmek için kullanılmıştır. Ya da tam olarak söylemek gerekirse, LUUV stabilizör kolunun hassas mekanik aksamı iç kısımda saklayan “gömleği” EOS sisteminden gelmektedir. Kochbeck, LUUV’un seri üretimi için Eklemeli Üretimi kullanmayı planlamaktadır. Kitlesel fonlama kampanyası şu anda devam etmektedir. Teknoloji, bu genç şirketi kuşatmıştır.

Gelecekte, dünyanın her yerinden spor tutkunları, çok daha çeşitli durumları filme almak için aksiyon kameraları veya akıllı telefonları kullanabilecektir. Elle çekilen profesyonel görünümlü filmler – gerçek bir yenilik. Olağanüstü kayak sıçramaları artık layık olan görüntü kalitesiyle çekilebilir. EOS teknolojisinin burada oynadığı rol, benzersiz özellikleri ve yeteneklerini kullanarak vizyonları gerçeğe dönüştürmektir.

“Kamera stabilizör kolu fikri, yaklaşık iki yıl önce Zillertal/Avusturya’da bir kayak tatiline çıktığımda aklıma geldi. Eğlenceli sporlar

düşkünlüğüm var ve o ana kadar, izlenimlerimi kameraya çekmenin kolay bir yolunu bulamamıştım. Fakat LUUV kolu bunu tamamen değiştirecek. Eklemeli Üretimin, prototip ve küçük ürün serilerini ucuz ve hızlı bir şekilde üretmek için ideal teknik olduğu açıktı. Kalite, mekanik özellikler, özelleştirilebilirlik ve maliyet; bu faktörlerin tümü, özellikle start-up’lar için bu teknolojiyi mükemmel kılıyor.” LUUV Forward GmbH şirketinin CEO’su ve kurucusu Felix Kochbeck

Kısa profil

LUUV Forward GmbH, Berlin merkezli genç bir start-up’tır. Bu şirket, yüksek hızlı aksiyon çekimleri dahil olmak üzere titreşimsiz film çekimine yönelik çözümler tasarlamaktadır.

Yaşam Tarzı Ürünleri: New Balance – EOS’un endüstriyel 3D Baskı Teknolojisi İle Koşucu Performansında İyileşme

Koşucu Performansında İyileşme: New Balance, Çivili Plakaları Kişiselleştirmek için EOS’un Endüstriyel 3D Baskı Teknolojisini Kullanıyor

Daha çok kısaca New Balance olarak bilinen New Balance Athletic Shoe, Inc., seçkin atletlerine yönelik olarak tamamı her bir koşucunun ayrı ayrı biyomekanik ve kişisel girdilerine dayanan 3D baskılı özelleştirilmiş çivili plakalar için tasarım odaklı üretime dönmüştür. Spor Araştırmaları Laboratuvarı, Team New Balance koşucularından yarış simülasyonu verilerini toplamak için tescilli bir süreci kullandıktan sonra, bu bilgileri EOS teknolojisi kullanılarak eklemeli üretimi yapılabilecek optimize edilmiş bir tasarıma dönüştürmek için gelişmiş algoritmaları uygular.

Zorluk

Her koşucu birbirinden farklıdır. Bu durum özellikle en seçkin seviyelerde yarışan atletler için geçerlidir. Koşucuların ayak-çivi kalıpları (koşucunun ayağının her bir adımda içe doğru kıvrılma miktarı) ile frenleme ve itme kuvvetleri tamamen benzersizdir. Fakat çoğu koşu ayakkabısının farklılık gösterme seviyesi buna kıyasla oldukça sınırlıdır. Sonuç olarak; koşucu ayakkabısının, özellikle de ayakkabının alt tarafında çekiş gücü çivili plakanın özelleştirilmesinin, bu atletlerin pistte daha fazla hızlanmasına yardımcı olabileceğine inanan bazı kişiler vardır. Bu trendi savunanlardan biri de New Balance’tır.

Spor Alanında 3D Model

Pist ayakkabısındaki çivili plakaların, atletin yarıştığı uzunluğa ve tercihlerine bağlı olarak değişebilen üç genel özelliği vardır: Uyum, sertlik ve plaka tasarımı. Bu etkenlerin tümü, koşucunun konfor ve performansını etkileyebilir. Tipik olarak, her bir çivili plaka tarzı için her biri binlerce dolara mal olan çeşitli boyutlarda enjeksiyon kalıpları gerekir. Miadı dolmadan veya her yıl yeni bir modele ait yeni bir kalıpla değiştirilmeden önce, bu kalıplarla binlerce plaka üretilir.

Çözüm

 

Optimize edilmiş bir süreç arayışında olan New Balance, bunu EOS teknolojisinde bulmuştur. Çivili plakalar eklemeli olarak üretilmeden, hatta tasarlanmadan çok daha önce, New Balance’ın Spor Araştırmaları Laboratuvarı kuvvet plakasını, ayakkabı içi sensörleri ve koşucunun giydiği hareket yakalama sistemini kullanarak her bir koşucunun biyomekanik verilerini toplar. Bu hareket yakalama sistemi, ayağın kuvvet plakasıyla olan ilişkisini saptamaya yardımcı olarak her bir adımın etkisini gösteren üç boyutlu bir vektör haritası oluşturur. Ayakkabı içi sensörler, koşucunun ayak vuruş uzunluğu boyunca oluşan basıncı ve koşucunun ayağının ayakkabıyla ne şekilde etkileşime girdiğini gösterir. Ayağın belirli bir kısmında yüksek basınç değerlerinin görülmesi genellikle ilgili 3D baskı vektörün, o anda ayakkabının o alanı için önemli olduğunu gösterir.

New Balance’ın üst düzey ye ve mühendislik yöneticisi Sean Murphy şöyle söylemektedir: “Ayağın her alanıyla ilgili bir kuvvetler haritası oluşturmak için, bu yüksek basınçlar ve buna karşılık gelen kuvvetler arasında bir ilişki kurduk. Basit bir örnek olarak burun alanı verilebilir. Genel olarak bu alanda yüksek basınç görmeniz, ileriye itme yaratmak için topuğa doğru ilerleyen bir kuvvete karşılık gelir. Bu verileri işleyerek çivili plaka çekme elemanlarının konumlarını dağıtmak, elemanların yönelimi hesaplayıp boyutunu ayarlamak ve tasarımda koşucunun özel tercihlerine yer vermek için parametrik modelleme yazılımını kullanmaktayız.”

Daha sonra tasarımcı, model yüzeylerinin rötuş edilmesi ve her boydan çivili plakanın yerleştirilmesine yönelik ayarlamaların yapılması dahil olmak üzere nihai ürünü yaratmak için gereken CAD temizliğinin gerçekleştirilmesinden sorumlu olur. Son geometri doğrulandıktan sonra, CAD dosyaları .stl dosyalarına dönüştürülerek Eklemeli Üretim için EOSINT P 395 sistemine yüklenir.

New Balance, tescilli bir naylon karışımı geliştirmek için EOS ailesinin bir üyesi olan yüksek performanslı malzeme üreticisi Advanced Laser Materials (ALM) ile birlikte çalışmıştır. Çivili plakalar, özel karışımlı naylon tozu ile birlikte Maksimum mühendislik özelliklerini sağlayacak özelleştirilmiş lazer şartları kullanılarak EOS sisteminde katmanlar halinde üretilir. Murphy sözlerine şöyle devam etmektedir: “Aradığımız malzeme türünü geliştirme konusunda deneyim sahibi olduğu için ALM ile işbirliği yapmaya karar verdik.”  Onlarla birlikte daha önceki prototipleme projesi ve çeşitli malzemeler üzerinde çalıştık. Sundukları bilgi, onları bizim için mükemmel bir ortak haline getirdi.”

Sonuçlar

New Balance Yenilik Stüdyosu işletme yöneticisi Katherine Petrecca şunları ifade etmiştir: “Özelleştirilmiş çivili plakalarımızı eklemeli üretimle üreterek talep üzerine üretim yapabiliyor, sürecimizi farklı boyut ve genişliklere yer verecek şekilde kolayca ayarlayabiliyor ve enjeksiyon kalıplamanın gerektirdiği devamlı sermaye yatırımı olmadan tasarımları güncelleyebiliyoruz. Eklemeli üretimle 3d baskı ile elde edilen çivili plaka sayesinde, geleneksel yöntemlerle üretilen versiyonlara göre ağırlığı %5 azaltabiliyoruz.”

Team New Balance’ın üyelerinden biri olan ABD’li Olimpiyat koşucusu Kim Conley, bu çivili plakanın performansında bir değişiklik yarattığını düşünmektedir. Eklemeli üretimle elde edilen çivili plakaları giyerek hem 3000 m hem de 5000 m’de kendi rekorunu kırmıştır. Şimdiye kadar en iyi uluslararası performansı gösterdiği 2013 Dünya Şampiyonası’nda da bunları giymiştir. 2012’deki simülasyon testinden sonra, Conley özelleştirilmiş çivili plakalarını ilk kez 2013 yılında in Walnut, Kaliforniya’da (ABD) Mt. San Antonio College’da düzenlenen bir müsabakada giymiş ve özellikle Dünya Şampiyonası gibi önemli yarışlarda da bunları giymeye devam etmiştir. Conley şöyle söylemektedir: “Ayakkabılarım, performansım açısından kritik önem taşıyor. Onlar, ekipmanımın en önemli parçası. Açıkçası profesyonel bir koşucu olarak, yarışma için en etkili ve konforlu çivili plakaları istersiniz. Benim için bunlar, New Balance’ın geliştirme ekibi tarafından toplanan koşu verilerine dayanılarak tasarlanan çivili plakalardır. Bunlar, ayağımın dışında daha iyi çekiş gücü ve daha az basınç sağlayarak yarış planıma odaklanıp çivili plakalarımdan endişe etmememe imkan veriyor.”

Murphy şöyle söylemektedir: “Koşucuların verilerini aldığımız, onların ihtiyaçlarını karşılayacağını düşündüğümüz birden fazla plaka ürettiğimiz ve sonunda aynı anda deneyecekleri birkaç çift çivili plaka verdiğimiz bu durumun emsali yoktur. Koşucuların, ürettiğimiz her bir çeşidi tanıyıp bunlara yanıt vermelerini sağlamak harika bir şey.” Fakat bunun amatör veya hobi olarak koşanlar açısından anlamı nedir? Koşucuya özel çivili plakalar şu anda sadece Team New Balance atletleri için mevcut olsa da, bu durum ileride değişecektir. Bunun tadını da sadece koşucular çıkarmayacaktır. Çivili plaka projesinde geliştirilen özelleştirme uygulamalarını diğer sporlara yayma fırsatı kesinlikle vardır.

“Tasarım odaklı Eklemeli Üretim, daha fazla talebe göre üretim ve daha kişiye özel tasarım konusunda verdiği sözü gerçekten tutuyor. Bu çivili plakalar, bunu kanıtlamak için

atletlerimizle birlikte attığımız ilk adımdır. Malzeme seçenekleri genişledikçe, EOS teknolojisindeki ustalığımız geliştikçe ve Eklemeli Üretim kapasiteleri arttıkça, 3D baskılı ürünleri bir şekilde günlük tüketime getirebileceğimize inanıyoruz.”

Yaşam Alanında 3D Model

New Balance Yenilik Stüdyosu İşletme Yöneticisi Katherine Petrecca

Kısa Profil

1908 yılında Boston, Massachusetts’in (ABD) Brighton mahallesinde kurulan New Balance’ın global satış rakamları 2 milyar doların üzerindedir. 4.000’den fazla çalışanı, işletmenin tüm platformlarında yeniliğe kucak açarak ürün tasarımı ve imalatı açısından devamlı olarak gelişmiş yöntemleri araştırır.

Daha fazla bilgi
EOS Kalitesi: Geniş çaplı deneyim ve en yüksek üretim standartlarının sonucu

EOS, 3d baskı değer katkılı zincirdeki her bir süreç adımında tüm bileşenlerin kalitesini sürekli olarak izler ve ilgili ürün sertifikaları ve doğrulamaları vardır

EOS kalite politikasının amacı; müşteri ihtiyaçları ve gelecekteki pazar taleplerini önceden belirleyerek uygun organizasyon, teknoloji ve ekonomi kaynakları aracılığıyla bunları karşılamaktır. Şirketin uzun vadede başarılı ve rekabetçi olmasını sağlamanın tek yolu budur.

Kalite politikamızın mihenk taşları şu şekildedir:

EOS, değer katkılı zincirdeki her bir süreç adımında tüm bileşenlerin kalitesini sürekli olarak izler ve ilgili ürün sertifikaları ve doğrulamaları vardır

EOS, şirketin tamamında uyguladığımız kalite ilkelerini tanımlamıştır:

Kalite ölçütümüz, müşterilerimizin memnuniyetidir

Tüm ürün ve hizmetlerde üstün bir kalite seviyesine ulaşmaya çalışmaktayız

Güvenli organizasyon ve teknoloji süreçleri, hem güvenilir hem de ekonomik bir şekilde yüksek kalite standartlarımızı korumaya imkan verir

Tüm çalışanlar, mükemmel kalitede iş yapmaya ve hatalardan kaçınmaya çalışır

Tüm çalışanlar; sorumlu ve kalite bilincine sahip davranışlarla şirketimizin hedeflerine ulaşmaya ve kaliteyi iyileştirmeye katkıda bulunur

Eğitim programları ve bilgilendirme etkinlikleri sağlayarak tüm çalışanların kalite farkındalığını geliştiririz

Kalite politikamızın uygulanmasındaki ana faktör, yönetimin ilkelerimiz açısından bir rol model olarak hareket etmesidir. Bu nedenle şirketimiz bünyesindeki yönetici müdürler ve tüm yöneticiler, günlük davranışları açısından tanımlanan kalite politikasına uyum sağlamaya kendilerini adamıştır.

Kalite Yönetimi

EOS kalite yönetimi; hem organizasyon hem de süreçler, sistemler ve ürün açısından var olan en iyi yöntemleri kullanarak geliştirmeye ve sürekli iyileştirmeye odaklanır. Bunun için tüm iş arkadaşları ve departmanlarla ortaklık yapılır. Böylece müşteri taleplerini, şirketimizin hedeflerini ve yasal gereklilikleri verimli bir şekilde karşılamayı başarırız.

EOS, yüksek standartlarını kalite yönetim sisteminin önemli sertifikalarıyla belgeler.

EOS GmbH:

Lazer sinterleme teknolojisi kullanılarak yapılan Eklemeli Üretime yönelik sistemlerin ve çözümlerin geliştirilmesi, üretimi, satışı ve servisi için 1998’den beri ISO 9001’e göre belgelendirilmiştir

EOS Finland Oy:

EOSINT M sistemlerine yönelik metal malzemelerin ve süreçlerin tasarımı, üretimi ve satışı için ISO 9001’e göre belgelendirilmiştir. Ayrıca, AB’de diş hekimliği uygulamaları için sınıf II tıbbi ürün olarak tescillenen Cobalt Chrome SP2 ile yapılan tıbbi uygulamalar için ISO 13485’e ve 93/42/EEC sayılı Direktife göre belgelendirilmiştir.

KVS GmbH:

poliamid tozları ve karışımlarının geliştirilmesi, üretimi, test edilmesi ve satışı için ISO 9001’e göre belgelendirilmiştir

EOS, KY süreçlerini tıp ve havacılık endüstrilerindeki standartlara ve İyi Üretim Uygulamalarına göre günceller. EOS, 3d baskı değer katkılı zincirdeki her bir süreç adımında tüm bileşenlerin kalitesini sürekli olarak izler. EOS, Eklemeli Üretim sürecinin tüm bileşenleri için ilgili ürün sertifikaları ve doğrulamalarına da sahiptir(IQ, OQ, PQ). Bunlar; müşteriye yönelik süreçler ve bitmiş parçaların yanı sıra global pazarlardaki mevzuata ilişkin sertifika ve tescilleri de içerir.